Çok güzel bir vazo. Pardon ama çiçekleri nereye koyuyoruz?
B&O’nun teknoloji mabedinden yükselen en yeni ürününe biraz saygı göstermenizi bekliyoruz. Öncelikle, Beolab11’in bugüne kadar yapılmış en seksi subwoofer olduğunu bilmeniz gerekiyor. Adı gerçekten insanı zorlasa da, onun becerilene ulaşmak kesinlikle kolay değil. Rugby topundan biraz daha büyük boyutu ve parlak alüminyum kasasıyla (farklı renk seçenekleri de mevcut) bildiğiniz sıradan sub’lara kesinlikle benzemiyor; çünkü o gerçek bir sanat şaheseri.
Ama görünmeyeceği bir yerde duracak. O zaman ne anlamı var ki?
İşte bu konuda yanlış düşünüyorsunuz. Eğer böyle bir subwoofer’ınız varsa, neden onu bir köşeye koyma ihtiyacı duyasınız ki? B&O ‘Akustik Denge Prensip’ine göre tasarladığı 6.5 inç’lik sürücüleri, kasa içinde oluşan titreşimleri engellemek için karşılıklı olarak konumlandırılmış. Yani bu demek oluyor ki en iyi yeri bulabilmek için elinize bir metre alıp evinizin içinde ölçümler yapmanıza gerek kalmayacak. Onu istediğiniz yere gönül rahatlığıyla yerleştirebilirsiniz. Hatta isterseniz duvara bile monte edilebilirsiniz. Güzelliğiyle evinizde vereceğiniz bir sonraki partinin ana konusu haline geleceğinden emin olabilirsiniz.
Yani Dido veya David Gray dinlerken de dikkatleri üstüne mi toplayacak?
Kesinlikle! Üstelik sadece bu kadarla da kalmıyor. Bu küçük mucize, rahatlıkla bir hi-fi kurulumunun yerine geçebiliyor. 200 Watt’lık ICE güç amfisi ufak boyutuna rağmen, basları pompalayarak 5.1 sinema sisteminin işlevlerini başarılı bir şekilde yerine getiriyor. Hatta onu bir çift Beolab 6000 konsol hoparlörüyle ve kocaman bir HD televizyonla eşleştirirseniz, karşılaşacağınız manzara karşısında gözlerinizin yuvalarından fırlayacağını söyleyebiliriz. Ama bütün zamanınızı koyduğunuz filmi izlemek yerine sub’ınıza gıpta ederek geçirmeyin tamam mı?